Velayet, 18 yaşını tamamlamamış küçükler (ergin olmayan çocuklar) üzerinde ana ve babanın sahip olduğu hakları ve yükümlülükleri ifade eden geniş kapsamlı bir kavramdır. Çocuğun bakımı, korunması, barınması, eğitimi, sağlığı gibi konuların düzenlenmesiyle birlikte, çocuğun varsa mallarının idare edilmesi, çocuğun gereken yer ve merciler önünde temsil edilmesi gibi konuların tamamı velayet kavramının içerisindedir.

Çocuğun fiziksel ihtiyaçlarının karşılanarak giderilmesiyle birlikte, manevi varlığının geliştirilmesi, çocuğun sosyal bir varlık olarak topluma kazandırılması, velayet hakkının bir sonucudur. Velayet ana ve babalar yönünden hem bir hak ve hem de bir ödev bir yükümlülüktür.

Çocuğun, sağlıklı bir birey olarak yetiştirilerek topluma kazandırılması, kamusal bir alanı da ilgilendirdiğinden, yani bütün toplumu etkileme kapasitesine sahip bir durum olduğundan, velayet hak ve yükümlülüğüne ilişkin düzenlemeler, yasalarla yapılmıştır ve uluslararası düzenlemelerde de velayet hakkının kapsamı, kullanımı ve korunmasına ilişkin düzenlemeler mevcuttur.

Velayet hakkının çocuğun üstün yararına uygun olarak kullanılması, ana babalar için birer yükümlülük olup, velayet hak ve yükümlülüğünün gerektiği şekilde kullanıp kullanılmadığının denetimi de devlet elindedir ve devletler tarafından izlenerek, gerektiği zamanlarda çeşitli tedbirlere başvurulması mahkemelerden talep edilebilir.

Velayet Davası Nedir?

Evlilik birliği içinde doğan çocuğun velayeti anne ve babaya aittir. Velayet davası, evlilik birliğinin boşanma ile neticelenmesi halinde söz konusu olan bir dava türüdür. Bu dava, eşlerin boşanması esnasında boşanma davasıyla birlikte söz konusu olabileceği gibi, boşanmadan sonra ayrı bir dava şeklinde de görülebilir.

Boşanma davası ile birlikte, taraflar boşanma davası içerisinde, 18 yaşından küçük çocukların velayetinin kendilerine verilmesini talep edebilirler. Bu durumda mahkeme, boşanma kararı ile birlikte, velayet konusunda da mevcut şartlara göre bir karar verir. Velayet davası, çocuğun velayeti kendisine verilmeyen anne veya babanın, velayetin kendisine verilmesini mahkemeden talep ettiği bir dava türüdür.

Velayet Davasının Özellikleri

Velayet hakkı kendisine verilmemiş olan taraf, velayet hakkı kendisine verilen tarafı davalı olarak göstermek suretiyle, bir dava açar. Bu dava, aile hukukunu ilgilendirdiği için Aile Mahkemelerinde açılmalıdır. Velayet davası esnasında, hakim uygun yaşta ise çocuğu da dinleyerek görüşünü alır. Bu yaş sınırı genellikle 8 yaş olarak uygulanır. Velayet davası sırasında çocuğun üstün yararının gerektirmesi halinde, hakim taraflardan birinin talebiyle veya kendiliğinden, gereken tedbirleri alabilir.

Velayet davalarının ne kadar süreceğine ilişkin kesin bir zaman dilimi belirtmek mümkün olmasa da, çocuğun yararı gözetilerek, mümkün olan en kısa sürede davanın sonuçlandırılmasına çalışılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir